DERTLENMEK

Allah(c.c) için dertlenmek gerekir. Ümmet-i Muhammed’in tüm fertleri dertlenmeli ve dava şuuruyla hareket etmelidir. Çünkü dava şuuru ve Allah(c.c) rızası olmadığı için Müslümanlar başı boş bir şekilde hareket etmektedir. Bunu tüm Müslümanlar için diyemem ama büyük bir çoğunluğu bu durumda.

Bugün gayrimüslim topluma baktığımızda dini inançları iyi olmadığı halde kendi inançlarına her zaman sahip çıkmışlardır. Dünyalık düşündükleri için sadece dünya hayatı için çalışmalar yapıp bu amaçtan hiç sapmadan hareket etmektedirler. Bizler ise onları taklit edip, peşlerinden gitmekteyiz. Ancak bu taklit de dahi başarısız kalıyoruz!.. Ne ahiretimiz için ne de dünya için çalışıyoruz. Sadece kendi keyfi istek ve arzularımızın peşinden koşup rezalet ve cehalet içinde yaşamaktayız. Artık buna bir son vermeliyiz diye düşünüyorum. Yeniden dirilip, kendimize çeki düzen vererek İslam medeniyetini tekrar ayağa kaldırmak ve canlandırmak bilinci ile bütün dünyaya Hakkı ve adaleti yaymalıyız. Evet bunu yapmalıyız çünkü bizler Ümmet-i Muhammediz, O’nun(s.a.v) neferleriyiz. Doğru ile yanlışı, iyi ile kötüyü, Hak ile batılı öğrenip insanlara anlatmalı tebliğ etmeliyiz.

8 milyar insana talibiz. Çünkü zaman fedakarlık zamanıdır ve kullandığımız her araç, teknoloji vb. ile bu görevi yerine getirmeliyiz. Telefon, televizyon, bilgisayar, internet, sosyal medya, kitap, dergi, broşür, afiş vb. araçlar ile insanlara ulaşmalı faydalı olmalıyız. Allah(c.c)’ın Rızasını kazanmak için niyet etmeli, Peygamber Efendimiz (s.a.v)’i  örnek alıp, birlik olup Hakkın davasında dertlenip hareket edersek yapamayacağımız, başaramayacağımız hiçbir şey yoktur.

BİLAL SARCAN