HİNT KUMAŞI

Hint kumaşı denildiğinde aklımza gelen ilk şey çok değerli ve nadir bulunan hatta dünyada sadece bir tane bulunan bir eşya, araç vs. gelir. Bu yazımda ise çok değerli veya dünyada sadece bir adet bulunan eşya ya da herhangi bir şey hakkında bilgiler paylaşmayacağım. Bu yazı ile tamamen dünyanın, insanlığın yani bizlerin kişisel sorunu olan bir noktaya değineceğim. 

Bir kısmımız okuyor üniversiteler bitiriyor diplomalardan diplomalara koşuyor. Bir kısmımız öğrenimini yarıda kesip direkt hayata atılıyor ve kendine bir yer edinmeye çalışıyor vs. herkes dünyada bu geçici hayatta daha iyi, kaliteli, mutlu yaşamak için bir mücadele veriyor, çaba sarfediyor. Okul hayatını çok iyi şekilde bitirip derecelerle bir yerlere gelip hatta çok kaliteli hayat yaşayan insanlardan tutunda hayatta bir şekilde bir yerlere gelen herkes bir mücadele sonucunda oralara geliyor. Hangi işi yaparsak yapalım nereden nerelere gelirsek gelelim sonuç olarak bugün dünyada kişisel bir hastalık olan “Hint kumaşı” hastalığına değinmek istiyorum. Bu hastalığın tıbbi olarak bir karşılığı belki vardır belki de yoktur orasını bilemem. Yazdığım her şey tamamen izlenimlerimden oluşuyor. Ancak gerçekten de böyle bir hastalığın her insanın içerisinde olduğuna eminim. Peki nedir bu Hint Kumaşı hastalığı? 

Bence Hint Kumaşı hastalığı, kendinden daha iyi, daha gelişmiş bir bireyin, senden daha fazla bilgiye sahip olan, senden daha iyi hayat yaşayan, elindekinin kıymetini bilmeyen ve sürekli olarak başkalarında bulunan şeyin kendisinde olmasını isteyen ve sadece ‘Bende’ olsun diyen kısaca dünyada ya da bulunduğu konumda sadece ‘BEN’ daha iyi olayım herkes benim emrim altında olsun, herkes BENden daha zayıf olsun hastalığıdır. Neden insanlığın bir çoğu bir yerlere geldiğinde bir makam mevki sahibi olduklarında her şeyi BEN daha iyi biliyorum BENden üstünü yok havasına bürünüyor? Neden öğrendiğimiz ilim ile dünyanın sorunlarına çözüm bulmak yerine o ilmi insanlarla paylaşmak yerine sadece BEN bileyim ve BEN kazanayım moduna giriyoruz? 

Bu geçici hayatta hangi konuma, mevkiye, makama gelirsek gelelim BENlik duygusuna yani kendimizi bir Hint Kumaşıymış duygusuna kapılmayalım. Her insan hiçlikten geliyor ve bir hiç olup gidecek. Bugün bu hayatta ben olmasam başkası olacak. Ben o koltukta oturmasam başkası oturacak. Yani biz olmasak da yerimize başkası illa ki gelip o işi yapacak bu mutlaka olacak. Ancak nedense bunu bile bile kendimizi bir hint kumaşı gibi hissediyoruz ve etrafımızdaki insanlara farklı gözlerle bakıyoruz. Küçümsüyoruz, paylaşmıyoruz en kötüsü de birbirimizi sevmiyoruz sevemiyoruz. İnsanlığın bu psikolojiden kurtulması gerekiyor. Kendimizi bir hint kumaşıymış gibi hissetmek yerine mütevazı yaşamalı ve öğrendiğimiz bildiğimiz şeyleri insanlarla paylaşmalıyız. Birbirimizi sevmeli herkese adaletli olmalıyız ne olduğumuzu bilmeliyiz ve nereye gideceğimizi bilmeliyiz. Ben bir HİÇİM. Ancak paylaşabileceğim ne varsa paylaşmaya hazırım, öğretebileceğim ne varsa hazırım, öğrenebileceğim ne varsa hazırım. Son olarak önce kendimin sonra da bütün insanlığın bu BENlik duygusundan kurtulmasını temenni ediyor ve herkese bir HİÇ gibi hayat yaşamayı tavsiye ediyorum.

maNga’nın Hint Kumaşı adlı şarkısını da sizlerle paylaşmak isterim. İyi seyirler iyi günler 🙂 

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.